
ESTHER verileri: Plazma p-tau217 Alzheimer’i önceden mi yakalıyor, yoksa evreye göre mi zayıflıyor?
Alzheimer hastalığının biyolojik izleri, klinik belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce beyinde ve kanda şekillenebiliyor. Ancak bu izleri yakalamak için kullanılan kan temelli biyobelirteçlerin, hastalığın farklı evrelerinde aynı performansı gösterip göstermediği hâlâ net değil. DKFZ’de yürütülen ESTHER çalışmasına dayanan yeni bir gözlemsel analiz, plazma p-tau217 gibi sık kullanılan markerların Alzheimer’a gidişi ne kadar öngörebildiğini değerlendirerek dikkat çekici bir tabloya işaret ediyor: Biyobelirtecin tanısal gücü hastalık evresiyle birlikte değişiyor.
ELDERLY örneklerle yapılan değerlendirme: Hangi biyobelirteçler ileride Alzheimer’ı ayırıyor?
Araştırmacılar, ileri yaş katılımcılardan alınan kan örneklerini kullanarak, sonradan Alzheimer demansı geliştiren kişiler ile bilişsel olarak sağlıklı kalanları ayırma kapasitesine odaklandı. Çalışmanın tasarımı, erken evre yakalama hedefiyle uyumlu şekilde, klinik aşama başlamadan önceki “preklinik pencere”de biyobelirteç performansını sınamaya imkân verdi. Böylece yalnızca hastalığın tanısında değil, hastalığa gidişin daha erken dönemlerinde markerların ne kadar ayırt edici olduğu da sorgulanmış oldu.
Klinik fazda öne çıkan p-tau217: CSF Aβ42/40 ve amyloid PET’le benzer seviyede

Salk araştırmacıları yaşlanmış hücrelerde “ferroptoz hassasiyeti”ni artıran enzim bağını ortaya koydu
OmniAge haritası: Mitotik saatlerin işaret ettiği biyolojik yollar klonal hematopoezi açıklayabilir mi?
Yeni bir PI3K/HDAC ikili inhibitörü, dirençli glioblastomda temozolomidin etkisini artırmayı hedefliyor