ABD’den DNA dizilemede AR-GE için 14,5 milyon dolar

0

ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) sekiz araştırma grubuna DNA dizileme teknolojileri geliştirmeleri için 14,5 milyon dolar bütçe aktaracak. Amaç daha etkili ve ucuz dizileme yöntemleri geliştirmek.

ABD'den DNA dizilemede AR-GE için 14,5 milyon dolar

DNA dizileri bir canlının kökenine dair etkili fikir veriyor. Bu dizilerin analizi, hastalarda mikrop tespitinden evrimsel analize, kanserin kökenlerini araştırmadan çevre korumaya kadar çok farklı alanlarda kullanılıyor.

İkinci nesil DNA dizileme teknolojileri sayesinde son on yılda dizileme çok ucuzladı. 1990’larda milyar dolarlık bütçeyle dizilenen bir insan genomu (tüm DNA dizisi) bugün birkaç gün içinde, birkaç bin dolara bitirilebiliyor.

Ancak yeni nesil DNA dizileme teknolojisi halen pahalı ve erişimi zor. Yeni dizileme makinaları yüzbinlerce dolar tutarında; örneğin Türkiye’de çoğu hastanenin bunlara erişimi yok. Yeni teknolojiler dizilemeyi daha da ucuzlatabilir.

NIH’in yeni desteği de özellikle nanopor temelli teknoloji gelişimini desteklemeye ayrılmış. Bu teknolojide tek bir DNA molekülü saç telinin 100 binde biri genişliğinde bir delikten geçiriliyor. Deliğin olduğu zarın üzerine voltaj uygulanıyor. DNA’nın geçişi sırasında elektrik akımı etkileniyor, bu değişimler DNA’nın dizisinin hangi bazlardan oluştuğunu yansıtıyor. DNA böylece “okunmuş” oluyor.

NIH desteğinin önemli bir kısmı ABD’de üniversitelere ayrılmış. Ancak kamu desteğiyle üniversitelerde geliştirilen bu tip teknolojiler eninde sonunda özel şirketlere satılıyor; bu yolla ürüne dönüşüyor.

Şu anda nanopor temelli cihazlar geliştiren şirketlerin teknolojilerinin temelleri de ABD üniversitelerindeki araştırmalara dayanıyor. Bu süreçte üniversiteler patent parası alıyor, ama asıl kâr, ürünü geliştiren özel şirketlere kalıyor. Oysa kamuya ait işletmeler de aynı işlemi yapabilir ve kâr kamuya geri dönebilirdi.

DNA dizileme ve hastalık genetiği çalışmalarına dönük bir başka eleştiri de, bu tip yaklaşımların kanser veya bulaşıcı hastalık gibi sorunları önlemekten çok tedaviye dönük olması. Tedavi araştırmaları için ayrılan kaynağın önleyici araştırmalar için kullanılması halinde daha etkili olacağı iddia ediliyor.

Türkiye’de yeni nesil dizileme kullanan genetik veya tıbbi araştırma faaliyetleri çok sınırlı düzeyde. Çok az sayıda üniversitenin yeni nesil dizileme makinası mevcut. En büyük dizileme merkezi TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) bulunan İGBAM. Kuruluşu sırasında, TÜBİTAK MAM’ın dizileme merkezinin de yeni teknoloji geliştirmesi hedefleniyordu. Ancak şu ana kadar kamuoyuna bu konuda yansıyan bir çalışma olmadı.

Kaynak: BilimSol

İlgili haber: http://www.nih.gov/news/health/aug2014/nhgri-04a.htm

Resim: Beyaz gösterilen DNA molekülü, renkli nanopora giriyor. Kaynak: George Church.

Leave A Reply

Your email address will not be published.