Akciğer kanserinin aşısı bulundu mu?

0

Bağışıklık sistemi, kişiyi hastalıklardan koruyan önemli bir mekanizmadır. Çok uzun zamandır, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korunma amaçlı “aşı” kullanılmaktadır. Aşı sayesinde birçok bulaşıcı hastalığın önü alınabilmiş, insanlık alemi toplu ölümlerden kurtarılabilmiştir. Aşının sağladığı bu başarılar, aşılamaya veya özünde “aşı” kelimesine sonsuz güven oluşturmuştur.

akciger-kanseri

Aşının, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser tedavisinde de etkili olacağı tezi, uzun zamandır bilim insanlarının üzerinde çalıştığı bir konudur. Ancak, akciğer kanseri hücrelerinin antijenik özelliğinin zayıf olması, etkin bir aşı geliştirilmesinin önünde önemli bir engel oluşturmaktadır.

Aşıya olan güvenin bir sonucu olarak, bugünlerde görsel medyada “akciğer kanserinin aşısı bulundu” şeklindeki yayınlar, doğal olarak akciğer kanserli hasta ve yakınlarının dikkatini çekmiştir. Hasta ve yakınlarının bir arayış içine girmesi ve bu konuda hekimlerinden “bu aşı nedir ve nasıl ulaşabilirim” şeklinde bilgi talep etmeleri, Türk Akciğer Kanseri Derneğinin bir açıklama yapma gereğini doğurmuştur.

Arjantin’li bir iş grubunun sponsorluğu ile Kübalı bilim insanları tarafından geliştirilen bir aşı (Racotumomab), Küba’da toplam 173 kemoterapi ile yanıt alınan ya da ilerleme göstermeyen evre IIIB/IV KHDAK’li hasta üzerinde, plasebo ile karşılaştırmalı olarak kullanıldı ve etkinliği araştırıldı. Bu araştırmaya göre, aşı grubunda yaşam süresi 8.3 ay, plasebo grubunda 6.3 ay olarak saptandı. 2-yıl yaşayanların oranı ise aşı grubunda %17, plasebo grubunda ise %7 olarak saptandı. İlk 5 doz aşıdan sonra aşılamanın devam ettiği 134 hastada ise yaşam süresi, aşı grubunda 11 ay, plasebo grubunda ise 7 ay olarak bulundu. 2-yıl yaşayanların oranı aşı grubunda %22, plasebo grubunda ise %8 dir.

Küba ve Arjantin, kemoterapi ile yanıt alınan ya da ilerleme göstermeyen, evre IIIB/IV KHDAK’li hastalarda, bu aşıya, ülkelerinde onay verdiklerini 2013 yılımda duyurdular.

Aşı tedavisinin (racotumomab) yukarıda sözü edilen sonuçlarını doğrulama amaçlı randomize, kontrollü, faz III çalışması, Küba, Arjantin, Brezilya, Singapur’daki merkezlerde, toplam 1082 hastayı içerecek şekilde henüz devam etmektedir. 2015 yılı eylül ayında veri analizine başlanacağı bildirilmektedir. Araştırmacılar, aşının olası klinik yararı konusundaki kesin cevabın, bu çalışma ile verilebileceğini ifade etmektedirler.

Aşı ile, olası ancak doğrulanmayı bekleyen orta derecede yaşam süresi kazançları söz konusudur. Aşı tedavisi ile ilgili yukarıda sözü geçen çalışmada alınan sonuçlar, ülkemizde ruhsatlı ilaçların etkisi ile benzer görünmektedir. Henüz, standart bir tedavi olarak kabul edilebilecek düzeyde bilimsel kanıtlar oluşmamıştır. Bu çalışmaların akciğer kanserinin tedavisinde yeni kapılar açması en büyük dileğimizdir. Aşının yakın zamanda ülkemize gelmesi mümkün görünmemektedir. Bu nedenle, aynı özelliklere sahip hastalarda kullanıldığında benzer katkıları sağlayan ve ülkemizde de mevcut tedavi olanaklarından faydalanmak, en azından şimdilik daha doğru gözükmektedir.

Türk Akciğer Kanseri Derneği, 8-11 Mayıs 2014 tarihinde Antalya’da toplanacak VI. Ulusal Akciğer Kanseri Kongresine, sözü geçen klinik araştırmaların içinde yer alan bir bilim insanını Türkiye’ye davet etmiştir. Konu, akciğer kanseri ile ilgilenen hekimlerimiz ile birlikte detaylı bir şekilde tartışılacaktır.

Doç. Dr. Ufuk Yılmaz
Türk Akciğer Kanseri Derneği Yönetim Kurulu Başkan

Kaynak: Türk Akciğer Kanseri Derneği Yönetim Kurulu / Medimagazin

Leave A Reply

Your email address will not be published.