Bilim ortaklığından beklentiler

0

Türk-Alman Bilim Yılı çerçevesinde Türkiye, nano, bilişim, biyo ve enerji teknolojilerinde Almanya’nın birikimlerinden yararlanmayı öngörüyor. Almanya ise genç bilim insanlarını ülkesine çekmeyi hedefliyor.

Bilim ortaklığından beklentiler

Türk-Alman Araştırma, Eğitim ve İnovasyon Yılı, Almanya Federal Eğitim ve Araştırma Bakanı Johanna Wanka ve Türkiye Bilim ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın imzaladığı ortaklık anlaşmasıyla resmen başladı. Yedi yüzü aşkın kişinin katıldığı imza töreninde ortaklık anlaşmasını imzalayanlar sadece iki ülkenin bakanları değildi. Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD) ile öğrenci değişimi ve akademik işbirliği konusunda bir anlaşma imzaladı. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) da, Almanya Araştırmalar Konseyi ( DFG) ile yürütülecek geniş kapsamlı bir bilimsel işbirliğinin altına imza attı.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, söz konusu işbirliğinin detaylarını DW’ye şu sözlerle aktardı: “DFG’nin ve TÜBİTAK’ın katkıda bulunacağı ortak bir fon yaratılacak, bu fonla ortak çalışmalar desteklenecek. Elimizden geldiğince büyük bir fon kurmayı düşünüyoruz. Bu fon çerçevesinde şimdi çok daha iyi imkânlarla daha fazla projeyi destekleme olanağı bulacağız. İkincisi, işbirliğini artırmak amacıyla desteklediğimiz projeler vardı. Mesela TÜBİTAK bu sene elli tane ortak aktiviteyi destekledi; DFG de on üç tanesini desteklemeye karar verdi. Ama bunlar ayrı ayrı yapılıyordu, artık biz bunları hep beraber yapalım şeklinde bir fikir birliğine vardık.”

TÜBİTAK Başkanı Atunbaşak, Türkiye’nin öncelikli alanlarının biyo teknolojileri, bilişim, otomotiv ve imalat sektörü olduğunu, Almanya Araştırmalar Konseyi DFG’nin ise ortaklığı tüm alanlarda öngördüğünü dile getirdi. Prof. Dr. Altunbaşak Türkiye’nin önceliklerini gözönünde tutarak, Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuarları (EMBL) gibi kurumlarla da işbirliğine gittiklerini ifade etti. EMBL Uluslararası İlişkiler Müdürü Dr. Silke Schumacher de, kurumun alanla ilgili temel araştırmalara ve bilgi erişimine olanak sunduğunu belirterek özellikle bilim insanları yetiştirme konusunda Türkiye ile ortaklık kurmak istediklerini vurguladı.

Schumacher, “Biz Avrupalı bir enstitüyüz ve bütün Avrupa ülkelerini üye olarak kazanabilmeyi umuyoruz. En önemli özelliğimiz ise bizde görev alan bilim insanları en fazla dokuz yıl bizimle çalışabiliyor. Zira bilim insanlarının edindiği bilgi ve deneyimi geldikleri ülkelere taşımalarını istiyoruz. Böylece o ülkelerin de çalışmalarımızdan istifade etmesini hedefliyoruz. Başta İzmir’deki İleri Teknoloji Enstitüsü olmak üzere Türkiye’deki çeşitli kurumlarla temaslarımız mevcut. İşbirliğimizi daha da güçlendirmek için Türkiye’nin EMBL’e üye olmasını istiyoruz” dedi.

TÜBİTAK Başkanı Atunbaşak, Almanya’daki bilimsel ve akademik kurumların Türkiye’deki genç bilim insanlarını kazanmaya çalıştıklarına dikkat çekerek, Türkiye’deki genç akademisyenlerin de Avrupa’ya olan ilgisinin arttığını ifade etti: “Bundan yirmi yıl önce mastır ve doktora yapmak isteyen öğrencilerin neredeyse tamamı Amerika’yı tercih ederdi. Avrupa politikalarında ve Türkiye’nin Avrupa’ya bakışında yaşanan değişiklikler nedeniyle şuanda Türkiye’den mastır ve doktora için Avrupa’ya, özellikle de Almanya’ya gidenlerin sayısı Amerika’ya gidenlerle eşitlenmek üzere. Dolayısıyla genç akademisyenlerin tercihlerinde Avrupa’ya doğru bir kayma olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.”

Kaynak: DW

Leave A Reply

Your email address will not be published.