Pembe Candaner: ‘Arka – taş’ınız var mı?

0

Geçenlerde bir arkadaşımdan e-posta aldım. Mesajını Arka – taşın diye noktalamış. Güzel sözlerle dolu olmasına rağmen mesajın beni en etkileyen yanı…

friends

Geçenlerde bir arkadaşımdan e-posta aldım. Mesajını Arka – taşın diye noktalamış. Güzel sözlerle dolu olmasına rağmen mesajın beni en etkileyen yanı bu final kelimesiydi: Arka – taş! Ne kadar anlamlıydı. Hemen araştırmaya koyuldum. Nereden geliyordu bu sözcük? İşte cevabı…

Orta Asya’da savaşların henüz bombayla değil, ok ve yayla yapıldığı dönemlerde Türk savaşçılar, arkalarından gelebilecek herhangi bir saldırıyı önleyebilmek için sırtlarını bir kayaya, taşa veya ağaca yaslayarak kendilerini güvenceye alırmış. Atalarımızın sırtlarını dayadıkları bu taşın ismi, ‘arka – taş’ olarak anılırmış. Daha sonraları ise Azerbaycan’daki söylenişiyle ‘arka – daş’ biçiminde dilimize yerleşmiş ve günümüze kadar gelmiş…

Günümüze gelmesine gelmiş de içi de biraz boşalmış sanki… Günümüzde herkes herkesin arkadaşı, bir görüşmeyle, bir tanışmayla hemen ‘arkadaş’ olunabiliyor. Facebook sayesinde bile yüzlerce arkadaşınız olabiliyor bir kalemde. Peki hepsi gerçekten ‘arka – taşınız’ olabilir mi? Güvenebileceğiniz, sizi arkanızdan vurmayacak, samimiyetine güvendiğiniz kişilere verdiğimiz bu arka – taşlık payesini ne kadarı hak ediyorlar acaba?

Bir düşünün… Sıkıntıda, elemde, kederde kime, hangisine arkanızı yaslarsınız bir saniye bile tereddüt etmeden? İşte o kişi sizin gerçek arka – taşınız olabilir ancak. Peki siz kimin arka – taşınız? Siz kime sorgusuz sualsiz siper edersiniz kendinizi? Ya da edebilir misiniz?

Günümüz, menfaat dünyası… Günümüz ‘sanal’… Kimin kiminden menfaati varsa kendisini ona siper edecekmiş gibi gösteriyor sanal dünyada. Oysa gerçek bu değil. Bunu herkes biliyor yine de bu oyunun içinde yer almaktan kendini alıkoyamıyor. Gerçek arkadaşlık, dostluk karşılıklı emek ister. Birçok şeyi ‘emek’ harcamadan elde edebilirsiniz hatta satın bile alabilirsiniz ama ‘arkadaşlığı’ değil.

Her şeyin çok kolaylıkla satın alabileceği ortamda bile ‘arkadaşlık’ satılık değildir. Ancak hediye edilebilir. Yaşamı en anlamlı kılan hediyelerden biridir arkadaşlık ve dostluk. Arkadaşlığın en güzel testlerinden biri de ‘zaman’dır. Zaman testini geçemeyen arkadaşlar, size yaşam yolculuğunda eşlik edemezler. Yıllandıkça değerlenir arkadaşlıklar, daha fazla anlam yüklenirler her takvim sayfasıyla…

Kendini sevmeyenlerin arkadaşı olmaz. Kendini aldatanların, saygı duymayanların, paylaşmasını bilmeyenlerin, güvenmeyenlerin hiç arkadaşı olmaz. Niye olmaz? Çünkü insan karşısındakini de kendi gibi bilir de ondan. Bu onlara verilen en güzel cezadır. Arkadaşlık karşılıklı ‘güven’ demektir. Vermeyi ve almayı bilmek demektir. Arkadaş kazanmanın tek yolu, ‘arkadaş’ olabilmektir.

Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar. Aşk, kendinden emin sorar:

– Ben, senden daha samimi, daha cana yakınım ve önemliyim… Sen niye varsın ki bu dünyada?
Arkadaşlık cevap verir:
– Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için…
Sırtınız arka – taşsız, yüreğiniz sevgisiz kalmasın.

Kaynak: PEMBE CANDENER – İşte insan

Leave A Reply

Your email address will not be published.