Sanata Biyomühendislik İmzası

0

Sanata biyomühendislik imzası ile ilgili olarak Edip Emil Öymen’nin dünya gazetesinde çıkan yazısını sizin ile paylaşmak istedik.

Sanatçı, tablosunu tamamladı. Boyası kururken, tablonun bir kenarına Sentetik DNA yapıştıracak. Bu, kendi DNA’sı değil: Adı üstünde, yapay bir DNA. Bunu bir laboratuvar hazırlıyor. Nasıl ki her insanın farklı görünümünü DNA’sı sağlıyorsa, bu tablo da “kendi” DNA’sı ile özgün olacak. Başkası aynısını kopyalasa bile DNA’sını kopyalaması mümkün değil. En azından, “şimdilik” değil. Çünkü sanat dünyasında sahtecilik, son derece olağan. Piyasası 55 milyar dolar hesaplanıyor: Burada bir eserin sahte olduğunun anlaşılması, alana da satana da zarar ziyan. Ayrıca, parayla ölçülemeyecek prestij kaybı.

Şimdilik mükemmel bir önlem gibi görünen bu yenilikçiliği, New York Eyalet Üniversitesi (NYSU) Küresel İnovasyon Merkezi (GCI) sundu. Dünyanın en aktif, en büyük sanat piyasasının bulunduğu New York’ta sahteciliğe karşı önlem olarak Sentetik DNA projesini geliştirdi. Buna 2 milyon dolar desteği, sigorta şirketi ARIS hemen verdi. Böyle bir şeyin işe yarayacağı anlaşılınca ARIS, bu teknolojiyi üniversiteden satın aldı. Ve bu konuyla ilgilenecek kendi şirketini kurdu.

Tablonun e-imzası var

Sentetik DNA sadece tablolar için değil, seramikten heykele bütün sanat eserleri için kullanılabilecek. Bu, tıpkı otomobilin şasi numarası gibi bir şey. Ya da kredi kartındaki güvenlik numarası gibi. Kağıt parada özel ışıkla görülebilen işaretler gibi. Bir tür e-imza.
Sentetik DNA bir laboratuvarda hazırlanan bir biyomühendislik ürünü. Esere zarar vermeyecek. Çevresel koşullardan etkilenmeyecek. Üzerinde oynanamayacak. O eser ile “gerçek” sanat eserlerini sıralayan veri tabanı arasındaki bağ. Gerektiğinde bu sentetik imza, özel bir tarayıcıyla okunabilir. Birisi bu pul kadar küçük DNA’yı oradan kazımaya kalksa bile, iz bırakmadan bunu başaramaz.

Kaynak: Dünya Gazetesi / Edip Emil Öymen

Leave A Reply

Your email address will not be published.