Viyana önderliğindeki araştırma, kanser tıbbından uyarlanan yeni bir ilaçla antikor yanıtının uzun süre baskılanabildiğini ve zorlu böbrek nakillerinin mümkün olabildiğini bildiriyor.
Viyana önderliğindeki araştırma, kanser tıbbından uyarlanan yeni bir ilaçla antikor yanıtının uzun süre baskılanabildiğini ve zorlu böbrek nakillerinin mümkün olabildiğini bildiriyor.
ADC-İCI kombinasyonlarında toksisitelerin organ düzeyinde çakışması sık görülür. Derleme, mekanizma temelli yeni bir çerçeveyle klinik yönetimi ele alıyor.
Araştırmalar, bağışlanan kordon kanından üretilen CAR NK hücrelerinde az bulunan olgunlaşmamış alt popülasyonun trogocytosis ile kanser proteinleri taşıyıp hedefi karıştırabileceğini gösteriyor.
COMMIT denemesi, atezolizumab + modified FOLFOX6 + bevacizumab üçlüsünün dMMR/MSI-H metastatik kolorektal kanserde PFS’te yaklaşık risk azalımı sağladığını bildirdi.
PI3K inhibitörü copanlisib ve PD-1 immün kontrol noktası baskılayıcısı nivolumabın MSS kolorektal kanserde faz 1/2 kapsamında erken klinik aktivitesi değerlendirildi.
Yeni araştırma, sitokin uyarısının NK hücre benzeri fenotipte kalıcılık sağlayarak metabolik ve epigenetik yeniden programlama oluşturduğunu gösteriyor.
Nature Communications’taki çalışma, MRTX1133 ve daraxonrasib’in anti-CTLA4 ile birleşince antijen sunumu ve inflamatuvar sinyalleri etkileyerek pankreas kanserinde T-hücre yanıtını güçlendirebileceğini gösteriyor.
Çoklu miyelomda de-escalation tartışması; yanıtı korurken tedavi yükünü ve toksisiteyi azaltmaya odaklanan stratejileri seçenekler yelpazesi olarak ele alıyor.
Bio-mühendislik yaklaşımları, immün yaşlanmada hücresel program bozulması ile enfeksiyonlara verilen erken yanıt kararları arasındaki bağı deneysel olarak test etmeyi amaçlar.
RHOT1/2 ile tasarlanan mitokondri zar vezikülleri tümöre seçici şekilde ulaşmayı hedefliyor. Hedeflenen bölgede yerel bağışıklığı hazırlayarak in situ aşılamaya olanak verebilir.
Mayo Clinic öncülüğündeki faz 3 deneme, BCG’ye yanıtsız yüksek risk mesane kanserinde intravezikal onkolitik immünoterapinin kistokektomiyi erteleyebilme potansiyelini değerlendirdi.
Houston Methodist, tümör içine yerleştirilen biyobozunur “ilaç tohumu” ile immünoterapinin lokal ve uzun süreli etkisini artırmayı, sağlıklı dokudaki maruziyeti azaltmayı amaçlıyor.
Faz II çalışmada ileri TNBC’de SABR tek mi çoklu fraksiyonla mı verildiğinde atezolizumab yanıtı nasıl değişiyor? PD-L1 blokajı ve tümör mikroçevresi etkileri mercek altında.
Yeni bulgular, CAR-T tedavisinde yanıt ve toksisite riskinin hastadan hastaya değişmesinde doğuştan gelen genetik farklılıkların rol oynayabileceğini gösteriyor.
Preklinik çalışmada BifidoSumIL-2, tümör içi IL-2 sinyaliyle “soğuk” pankreas mikroçevresini değiştirerek anti-tümör bağışıklık yanıtını artırmayı hedefliyor.
İleri evre kanserde bağışıklık kontrol noktası inhibitörlerinin tedaviye giriş zamanlaması genel sağkalımla ilişkili olabilir. Gözlemsel veriler ipuçları sunuyor.
OPTIM faz II çalışması, nivolumab sonrası ilerlemede hastaları ipilimumabla devam eden immünoterapiye veya docetaxel kemoterapisine yönlendirerek direnç stratejisini test ediyor.
Nature çalışması, obeziteye yatkın diyetlerin Lactobacillus johnsonii’yi zenginleştirerek anti-PD-1 immünoterapide yanıtı güçlendirebileceğini gösteriyor.
Yüksek riskli lokalize prostat kanserinde neoadjuvan immünoterapi; intraprosatik viral vektörle tümör mikroçevresinde bağışıklık aktivasyonunu hedefler. Erken umut veriyor.
KIT’e bağlanan SR-1 antikoruna direnç kazandıran mutasyonlar epitop düzenleme ile haritalandı. Bu yaklaşım, nakil öncesi in vivo hücre seçimi için umut veriyor.