Türkiye’nin ilk parazit bankası Manisa’da

0

Celal Bayar Üniversitesi bünyesinde kurulan parazit bankası, Türkiye’de ilk. 15 türde 1500 parazit saklayan banka, sıtma ve şark çıbanıyla mücadelede büyük öneme haiz

Türkiye'nin ilk parazit bankası Manisa'da

Türkiye’nin ilk parazit bankası, 2014 yılının başında Manisa’da, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı’nda kuruldu. Bankanın arşivindeki parazitler, başta şark çıbanı ve sıtmada mücadele kullanılıyor. Hastalıkların parazitleri, bankadakilerle karşılaştırılarak teşhis edilebiliyor ve tedavi hızlanıyor. 15 türde 1500 paraziti saklayan banka, Türkiye’de ilk!

Çalışmalarına 1984 yılında şark çıbanı ve sıtma parazitlerini dondurarak başlayan Prof. Dr. Ahmet Özbilgin önderliğinde kurulan bankada, oldukça önemli parazitler saklanıyor. Bunlar arasında, kadınlarda düşük ve anormal doğumlara neden olan, AIDS’li hastalarda akciğerlerin iflas etmesine ve beyin apselerine yol açan ölümcül toxoplasma gondii’yi, kanlı dizanteriye neden olan amipleri, cinsel yolla bulaşan ve kısırlığa sebep olabilen trichomonas vaginalis’i, sindirim sistemi rahatsızlıklarını tetikleyen blastocyctis türlerini, sıtma parazitlerini, şark çıbanına yol açan leishmania’yı sayabiliriz.

İlaçlara dirençleri kırılıyor

Yola çıkarken, bankanın bu kadar genişleyeceğini düşünemediklerini söyleyen Prof. Dr. Ahmet Özbilgin, tıp dünyasına çok amaçlı hizmet verdiklerini belirtiyor: “Bankamızda bulunan parazitler; ilaç, aşı ve testlerde uygulanılmak üzere yaygın biçimde kullanılıyor. Diyelim ki Türkiye’de bir sıtma hastası olduğu tespit edildi. Bu hastalığın Türkiye’den mi, yoksa yurtdışından mı geldiğini tespit edebiliyoruz. Bunu parazitin genlerine inceleyerek yapıyoruz. Ayrıca, bir parazit türünün ilaçlara nasıl direnç geliştirdiğini, geçmiş haliyle kıyaslayarak öğrenebiliyoruz. Parazitin ilaca karşı direncinin hangi gende ortaya çıktığını tespit ederek, bu direnci geri döndürüp, kırabiliyoruz.”

SITMA HER AN GÖRÜLEBİLİR

Parazit bankası, Türkiye’de geçmişte sıklıkla görülen; ancak bugün rastlanılmayan hastalıklara sebep olan parazitleri de arşivinde tutuyor. Sıtma da bunlardan birisi… Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları sayesinde sıtmaya rastlanılmadığını; ancak ülkemizde sıtmayı taşıyıcı sineklerin yaşadığını ifade eden Ahmet Özbilgin, “Bu nedenle Türkiye’de her an sıtma görülebilir” diyor. Sıtmaya sebep olan parazitin yurtdışından mı taşındığı, yoksa Türkiye’den mi çıktığı ise parazit bankası sayesinde kolayca anlaşılabilir.

Parazit hastalıkları dünyayı tehdit ediyor

Parazit kaynaklı hastalıklar, dünya için büyük bir tehlike oluşturmaya devam ediyor. Her 30 saniyede bir çocuk sıtma nedeniyle hayatını kaybederken, dünya nüfusunun yüzde 40’ı risk altında. Her yıl 300 milyon insan enfekte oluyor, yaklaşık 1 milyon kişi hayatını kaybediyor.

12 milyon insan ise yakarca adı verilen sineklerle bulaşan şark çıbanı ve dalak/karaciğer büyüme hastalığına yakalanmış durumda. 350 milyon kişi ise risk altında. Bu parazitlerden yılda 60 bin kişi ölüyor ve her 20 saniyede bir kişi, şark çıbanına yakalanıyor.

Dünyada 3,5 milyar kişi ise bağırsak parazitlerine enfekte durumda.Türkiye’deki ekonomik yetersizlik, bilinç eksikliği ve ılıman iklim kuşağı, parazitlerin varlığını sürdürmesi ve çeşitliliği açısından büyük bir riski işaret ediyor.

NASIL SAKLANIYOR?

Manisa’daki parazit bankasında halk sağlığını tehdit eden parazitlerin bir yüzde 70’i mevcut. Peki, arşivleme sırasında, mikroorganizma hangi safhalardan geçiyor? Öncelikle, parazitlerin DNA’ları, gelen örnekten veya kültür ortamında çoğaltılarak elde ediliyor. Bu DNA’lar, kategorize edildikten sonra -20 0C derin dondurucuda DNA bankasında arşivleniyor.

-196 DERECEDE DONUYORLAR

Genetik tipleri belirlenen parazitler canlı olarak dondurularak arşivlenmek üzere sıvı azot tankında saklanıyor. Bunun da bir yöntemi var: Parazitlerin bulunduğu ortama son konsantrasyonu yüzde 15 olacak şekilde koruyucu bir kimyasal olan dimetilsülfoksit, oda ısısında ekleniyor ve süspanse edildikten sonra sıcaklığı dakikada 10C düşüren özel kutulara alınarak -86 0C’lık derin dondurucuya konuluyor. Koruyucu olarak kullanılan dimetilsülfoksit (veya gliserin), mikroorganizmanın içine girerek, donma sırasında kristalleşmeyi dolayısıyla da hücrenin patlayarak ölmesini engelliyor. Parazitler bir gece boyunca burada bırakılıp, ertesi gün -196 0C sıvı azotun içine indirilerek arşivleniyor.
Sıvı azot tankında yıllar boyunca saklanabilen parazitler kullanılacaksa, içinde yer aldığı tüpler, 37 0C’lik su banyosuna daldırılarak hızlı bir şekilde çözünüyor ve bilimsel araştırmaya hazır hale getiriliyor.

HERKES YARARLANSIN

Laboratuvarlarda tanı testlerinin uygulanması ve araştırmalar yapılabilmesi için canlı parazitlerin varlığı elzem. Manisa’daki parazit bankası sayesinde, parazitlerin canlı tutulabilmesi için gereken yüksek maliyetten tasarruf ediliyor. Zaman açısından da öyle… Parazitlerin girdikleri ortamdan hareketle uğradıkları genetik sapmanın da, bankadaki parazitlerin ilk halleriyle saklanmasından ötürü önüne geçiliyor. Böylece araştırmaların güvenilirliği de üst derecede oluyor.

Celal Bayar Üniversitesi bünyesindeki parazit bankası, üniversitelerin tıp, veterinerlik, eczacılık, fen fakültelerinin yanı sıra; özel ve resmi araştırma merkezlerine, ilaç ve tanı kitleri tasarlayan ticari merkezlere ve Sağlık Bakanlığı’nda araştırma yapan bilim adamlarına açık.

Kaynak: Bugün Gazetesi / Fatih VURAL

Leave A Reply

Your email address will not be published.