Yapay Beyin Takımından İzmir’e Transfer

0

Amerika’da Harvard Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) işbirliğinde gerçekleşen ve dünyada ilk defa yapay beyin geliştiren ekipte yer alan Yar. Doc. Dr. Emel Sokullu İzmir’e transfer oldu. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde bir ay önce göreve başlayan bilim kadının da yer aldığı, Parkinson, Alzheimer, Amfyotrofik lateral skleroz (ALS) gibi hastalıkların tedavilerine umut olabilecek çalışma dünya tıp camiasında büyük ses getirmişti.

Emel Sokullu

“BEYİN SİNYALİYLE HAREKET EDEN PROTEZ KOL GELİŞTİREBİLİRİZ”

Amerika’da süren beyin dokusu çalışmalarının paralelinde kendi çalışmalarını İzmir’de yürüteceğini belirten Urkaç, “Katip Çelebi Üniversitesi bünyesinde Rektörümüz Galip Akhan’ın desteğiyle sinir bilimleri ile teknolojik gelişmeleri buluşturan bir Araştırma Laboratuvarı kurmayı planlıyoruz. Sinir hücreleri ve yapay organlar üzerine çalışmaları sürdüreceğiz” dedi. Beyin sinyalleri ile hareket eden el ve kol protezleri üzerinde de çalışmalar planlayan Sokullu, “Beynimizden kola giden sinir hücreleri üzerinden proteze belli bir ara yüz aracılığı ile sinyaller aktarılıyor böylelikle kol ve eller hareket ediyor. Burada olusturulacak arayüz teknolojisi çok önemli. Hücrenin proteze bağlandığı yerde elektronik bir tasarım var. Bizim çalışacağımız konular bunlar olacak. Bu protezler yurt dışında üretiliyor ancak geliştirilebilecek çok yönleri var. Beyinden kola iletilen sinyal gucunu arttirabilirsek bu çok büyük bir yenilik olur” dedi.

KÜÇÜKLÜĞÜNDEN BERİ BİLİM İNSANI OLMAK İSTİYORDU

Küçüklüğünden beri bilim insanı olmak isteyen ve bunu tip ile yeni teknolojilerin buluştuğu biyomedikal alanında gerçeklestiren Yar. Doç. Dr. Emel Sokullu’nun yeraldığı, Amerika’da Harvard Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) işbirliğinde yürütülen ve 2012 yılının sonunda ilk meyvelerini veren ‘Yapay Beyin Dokusu’ çalışması ismini tüm dünyaya duyurdu. Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli AIDS hastalığı üzerindeki çalışmalarıyla dünyaca tanınan Prof.Dr. Utkan Demirci ve MIT’den Prof. Dr. Ed Boyden’ın başında olduğu Yar.Doc.Dr. Emel Sokullu’nun içerisinde yer aldığı ekip geçtiğimiz yıl tüm dünyaya nano-teknoloji kullanarak geliştirilen yapay beyin dokusu çalışması, Alzheimer, ALS gibi hastalıkların tedavisi noktasında bilim dünyasına umut ışığı oldu.

İZMİR’DE KURULACAK LABORATUVARDA SİNİRLER VE YAPAY ORGANLAR ÜZERİNE ÇALIŞACAK

Amerika’da dünya çapındaki araştırmalarda yeralan Yar. Doç. Dr. Emel Sokullu, geçtiğimiz ay İzmir’deki Katip Çelebi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde göreve başladı. Sinir bilimi ve yapay organ konularında İzmir’de çalışmalarına devam edeceğini anlatan bilim kadını, ilk defa Yeni Asır’a konuştu. Üniversite Rektörü Prof.Dr. Galip Akhan’ın ve Muhendislik Fakultesi Dekani Prof. Dr. Salih Okur’un öncülüğünde sinir bilimi ile yeni malzeme teknolojilerini biraya getirecek konularda araştırma yapmak üzere bir araştırma laboratuvarı kuracaklarını ifade eden Sokullu, “Laboratuvar kurmak için TÜBİTAK’a bir proje sunma hazirlığındayız. Sinir hücreleri ve yapay organlar arasındaki arayüzler hakkında çalışacağım. Hümanoit robotiğe giden çalışmalar. Ne zaman yapay malzemeleri vücut ile iletişebilir hale getirdiğiniz zaman buradan bir robotu da tasarlamanız kolaylaşıyor. Protezleri düşünceyle çalıştırabiliyorlar. Beynimizden kola giden sinir hücreleri kola belli bir ara yüz aracılığı ile proteze aktarılıyor. Ve kol ve eller hareket ediyor. Arayüz çok önemli. Hücrenin proteze bağlandığı yerde elektronik bir tasarım var. Bizim çalışacağımız konular bunlar olacak. Elektriksel iletim ve mesajların taşınması ciddi bir fizik altyapısı gerektiriyor. Ara yüz polimerden oluşuyor. Ben de bu amaca yonelik mastırımı malzeme bilimi üzerine yapmıştım” dedi.

O BULUŞU ANLATTI

Amerika’da gerçekleştirdikleri tıp dünyasında büyük ses getiren çalışma hakkında bilgi veren Sokullu, “3 boyutlu beyin dokusu geliştirmek için üç boyutlu yarı iletken teknolojileri kullandık. Mikro ölçekteki hidrojelleri farklı düzlemlerde yan yana yerleştirerek bir model çıkarttık. Bu modeldeki her bir mikrojelin içerisinde farklı hücre tipleri var. Farklı hücre tipleri bir araya gelince dokuya benzer bir yapı oluşturuyorsunuz. Normalde bir cilt dokusu tek bir hücreden oluşur. Doku muhendisligi konusundaki gelismeler neticesinde jel malzemelerin içerisinde hücreleri çoğaltıp yapay deri oluşturmanız bugun icin olanaklı. Ama daha komplike organlar var. Beyin, pankreas gibi organları yapmak çok daha zor. Bunları yapmak için farklı hücre tiplerini üç boyutta bir araya getirmeniz gerekiyor. Biz bununla ilgili bir çalışma yaptık. Bu çalışmaya başlarken hastalıkların farklı tedavileri için beyin dokusu üzerinde çalışmalar yapılmasını sağlamak amacıyla yola çıktık. Olusturulacak beyin dokusu üzerinde hastalik tedavisi, ilaç çalışmaları yapılabilir. Yapay dokular üzerine farklı ilaçlar, kozmetik urunler denenebilir. Aynı zamanda beyin dokusu üzerindeki çalışmalar yapay organlar olusturulabilir.”

“AMERİKA’DAKİ HOCALARIMIZLA ORTAK ÇALIŞMALARIMIZ SÜRECEK”

Amerika’daki hocalarıyla işbirliğini sürdürmek istedigini kaydeden Sokullu, “3 boyutlu doku modelleri üzerine çalışmalarımızı sürdürmeyi planliyoruz. İlaç geliştirirken genellikle hayvanlarda testler yapılıyor. Doku mühendisliğinin bu konuyla ilgili çalışmaları var. Yapay dokular üzerinde ilaç ile radyasyon, dis atmosfer gibi farkli etkilerle ilgili testler yapılabilir” dedi. Çalışmanın bilim dünyasında ses getirdiğini anlatan Sokullu, “Çalışmamız önemli bilimsel dergilerde yayınlandı. MIT Üniversitesi’nin ana sayfasında da duyuruldu” diye konuştu.

ROBOTİK İNSANLARI!

İzmir’de tum dunyayla baglantili isbirliklerinin olusturulacagi laboratuvar çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Sokullu, şunları söyledi: “Katip Çelebi Üniversitesi bünyesinde sinir bilimini teknoloji ile buluşturan bir laboratuvar kurmayı planlıyoruz. Bu konuda TÜBİTAK’a proje sunduk. İnsanın sinir hücreleri ve yapay organlar arasındaki ara yüzler hakkında çalışacağım. Hümanoit robotiğe giden çalışmalar. Ne zaman yapay malzemeleri vücut ile iletişebilir hale getirdiğiniz zaman buradan bir robotu da tasarlamanız kolaylaşıyor. Protezleri düşünceyle çalıştırabiliyorlar. Beynimizden kola giden sinir hücreleri kola belli bir ara yüz aracılığı ile proteze aktarılıyor. Ve kol ve eller hareket ediyor. Ara yüz çok önemli. Hücrenin proteze bağlandığı yerde elektronik bir tasarım var. Bizim çalışacağımız konular bunlar olacak. Elektriksel iletim ve mesajların taşınması ciddi bir fizik altyapısı gerektiriyor. Yurt dışında yapay protezler üretiliyor. Ancak bu protezlerin geliştirileceği çok şey var. Örneğin sinir iletisini 10 saniye yerine 1 saniyede yapacak bir cihaz geliştirirseniz bu çok büyük bir yenilik olur”

SAĞLIKLI BEYİN DOKUSU DA ÜRETİLECEK

ABD’de Harvard Üniversitesi’nde görevli Türk araştırmacılar liderliğindeki mühendisler, MIT ile ortak geliştirdikleri çalışma sonucunda laboratuvar ortamında üç boyutlu beyin dokusu üreterek, büyük bir başarıya imza atmıştı. Çalışmayı yürüten ekibin başındaki Dr. Utkan Demirci, dünyanın en iyi teknik üniversitesi olarak bilinen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ile işbirliği içinde geliştirdikleri bu yeni teknolojinin, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere sağlıklı beyin dokusu üretilmesine yardımcı olacağını belirtmişti. Utkan Demirci, 2006 yılında AIDS hastalığı üzerine yaptığı başarılı çalışmalarla Massachussetts Institute of Technology Technology Review Magazine tarafından biyoteknoloji alanında dünyayı değiştirecek olan ilk 35 bilim adamı arasında gösterilen Türk Bilim adamı.

KAYNAK: Yeni Asır Gazetesi
Orjinal Söyleşiye Ulaşmak için Lütfen Gazeteinin ilgili Linki Tıklayın

Editör Notu: Biyomühendislik Türkiye ailesi olarak biz de Türkiye’nin Emel Sokullu gibi değerlere sahip olduğu için gurur duyduk.

Leave A Reply

Your email address will not be published.