
Dünya Hepatit Günü 2026: Avrupa’nın ilerlemesine rağmen 2030 hedefi riskte
Avrupa’da hepatit B ve hepatit C’ye yönelik önleme çalışmalarında uzun süredir görülen ilerlemeye rağmen, yeni değerlendirmeler bölgenin 2030 yılına kadar viral hepatiti kamusal sağlık tehdidi olmaktan tamamen çıkarma hedefini büyük olasılıkla yakalayamayacağını gösteriyor. 28 Temmuz’da kutlanan Dünya Hepatit Günü vesilesiyle yayımlanan güncel epidemiyolojik analizler, sorunun “etkili araçların yokluğu” değil, ülkeler ve risk grupları arasında uygulama düzeyi ile hizmete erişimin eşitsiz kalması olduğunu vurguluyor.
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) verilerine dayanan bulgular, bağışıklama ve anneden bebeğe bulaşın önlenmesine yönelik uzun soluklu yaklaşımların hepatit B’de belirgin etkilerinin sürdüğünü ortaya koyuyor. ECDC’nin analizlerinde, beş yaşın altındaki çocuklarda hepatit B sıklığının neredeyse sıfıra yakınlaştığı belirtiliyor. Bu durum, yıllardır devam eden hepatit B aşılaması ve gebelik çevresinde uygulanan perinatal önleme programlarının etkisini yansıtan bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Özellikle hepatit B açısından kritik bir basamak olan gebelikte rutin taramanın, AB/AEA ülkelerinin tamamında yerleşmiş olması da vurgulanıyor. Bu tarama yaklaşımının, anneden bebeğe bulaş riskini yüzde 2’nin altına indirmeye yardımcı olduğu ifade ediliyor. Böylece sağlık sistemlerinin en erken dönemde bulaşı tespit ederek gerekli izlem ve korumaya yönlendirmesi, çocukluk yaş grubunda hastalığın dolaşımını azaltan temel faktörler arasında görülüyor.
Bununla birlikte, ECDC’nin genel uyarısı, bölgesel düzeyde hedeflere giden yolda “süreklilik ve kapsam” sorunlarının devam ettiğine işaret ediyor. Viral hepatitlerin eliminasyonu hedefleri; aşı ve perinatal koruma gibi güçlü alanlara ek olarak, özellikle hepatit C’de ve bazı kırılgan gruplarda test, tanı, izleme ve bulaş önleme hizmetlerinin tutarlı şekilde sunulmasını gerektiriyor. Analizlerde, uygulamadaki farklılıkların ve risk gruplarına yönelik kapsamanın her ülkede aynı düzeyde sağlanamaması nedeniyle 2030 hedefinin ulaşılabilirliğinin zayıfladığı belirtiliyor.
Hepatit C söz konusu olduğunda, bulaş yolları ve hizmet erişimi bakımından daha karmaşık bir tabloyla karşılaşılabildiği, bu nedenle de önleme stratejilerinin yalnızca genel toplumsal programlarla sınırlı kalmaması gerektiği genel olarak bilinen bir klinik ve epidemiyolojik gerçek. ECDC değerlendirmeleri, burada da belirleyici unsurların hizmete erişimde eşitsizlikler, risk gruplarına yönelik kapsamın değişkenliği ve farklı ülkelerde uygulamaların zamanlama ve kapsam açısından farklılaşması olduğunu öne çıkarıyor.
Dünya Hepatit Günü’nün bu yılki vurgusu, Avrupa’da bazı göstergelerin iyileşmesine rağmen, “hedefe yakınlaşma” ile “tam eliminasyon” arasında önemli bir fark bulunduğunu hatırlatıyor. ECDC, virüsleri kontrol etmeye yarayan araçlar ve önleyici yaklaşımlar mevcut olsa bile, ülkeler arası uygulama tutarlılığı ile özellikle yüksek riskli popülasyonlarda tarama ve hizmet kullanımının artırılmasının belirleyici olacağını işaret ediyor.
2030’a yönelik hedefler, yalnızca çocukluk dönemi ve anneden bebeğe bulaşın azaltılması gibi alanlardaki başarılarla değil; aynı zamanda kan güvenliği, test-kapsamı, risk gruplarına yönelik zarar azaltma yaklaşımı ve bulaş zincirini kıracak halk sağlığı hizmetlerinin sürekliliğiyle ölçülüyor. ECDC’nin uyarısı, Avrupa genelinde bu bileşenlerin tüm ülkelerde aynı hız ve kapsamda ilerlemediği sürece eliminasyon hedefinin tehlikeye girebileceğine dikkat çekiyor.
Sonuç olarak Dünya Hepatit Günü 2026, hepatit B’de aşı ve perinatal önleme sayesinde çocuklarda görülen sıklığın dramatik biçimde düşebildiğini gösterirken; hepatit C dahil olmak üzere viral hepatitlerin kamusal sağlık tehdidi olarak ortadan kaldırılmasının, daha geniş bir uygulama ekosistemini gerektirdiğini de netleştiriyor. ECDC değerlendirmeleri, 2030 hedefinin korunması için Avrupa’da önlemenin sadece varlığının değil, kapsamanın ve uygulama kalitesinin de eşzamanlı biçimde güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

HPV taramasında “kimin örnek verdiği” fark yaratıyor: Kendinden örnekleme seçeneği taramayı artırdı
Enrico M. Novelli, UMSOM’da orak hücre hastalığı programının direktörlüğüne atandı
Fibromiyaljide en büyük genetik analiz sinir sistemi bağlantılarını güçlendiriyor